Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Gerçek, Yalın ve Hayatın İçinden Öyküler – Kadire Bozkurt

Bu ürünü beğendiniz mi? Hemen Paylaşın!

Kadire Bozkurt’un öykülerinde göze çarpan en önemli özelliği okura güvenmesi… Her şeyi ayrıntılarıyla anlatmak yerine ucu açık noktalar bırakması ve buna rağmen okurun önüne koyduğu resmin net olması. Bunun yanında bazı şeyleri doğrudan
anlatmayıp sezdirmeyi de iyi biliyor yazar. İncelikli bir dili olmasına karşın insanı incitebilecek cümleleri var.

Yeni tanıştığı bir yazarın tavrını, dilini, anlatımını beğenmiş bir öykü severin sevinci ancak nadir bir tür bulmuş bir bilim insanınkiyle kıyaslanabilir. Nasıl ki bilim insanı bu buluşu tüm dünyayla paylaşmak isterse öykü sever de tanıdığı herkese bu nadide yazarı anlatmaya başlar. Çünkü duvar yazısı olmaktan öteye gidemeyecek sözlerle dolu yazıların öykü kitabı adı altında “piyasaya sürüldüğü” günümüz edebiyat dünyasında iyi bir öykü yazarına rastlamak çölde vaha bulmak gibidir…Kurulduğu günden bu yana öykü yazarları ve okurları için birbirinden iyi kitaplar yayımlayan Alakarga Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Bir Kalbin Boyutları” ile Kadire Bozkurt da bu öykü çölündeki vahalardan… Her bir öyküsünün üzerinde özenle çalıştığı belli olan yazarın öykülerinde fazlalık diyebileceğimiz yer yok gibi… Kendisi de çeşitli söyleşilerinde öykülerini arındırmak için çalıştığını ifade eden yazar bunu başarmış gibi görünüyor. Boşluk doldurmak için sarf edilen cümleler yok, hatta her bir sözcük özenle seçilmiş. Uzun, ağdalı cümleler tercih edilmiyor; sözcükler ise yerli yerinde ve bir amaca hizmet etmek adına oldukları yerde bulunuyorlar. Ve bunca çalışmaya rağmen yazarın dili o kadar samimi ki öyküleri okurken bir dost sohbeti dinler gibi hissediyorsunuz.

Bir Yazarın Yetkinleşmesi
“Bir Kalbin Boyutları” yazarın ikinci öykü kitabı. İlk öyküleri “Küçük Dertler” adıyla kitaplaştırılmış ve yine Alakarga Yayınları’ndan çıkmıştı. Çeşitli dergilerde yazdığı öykülerle tanınan Kadire Bozkurt’un bu ilk kitabı kendisini takip edenler için müjdeli bir haber niteliğindeydi. İlk kitapta öyküler daha kısaydı, ikinci kitapta ise öykülerin hacmi artmış. Vuruculuğundan ise hiçbir şey kaybetmemişler. İlk kitapta tanıştığımız bazı karakterleri ikinci kitapta da karşımıza çıkarak güzel bir sürpriz yapıyor okuyucuya Kadire Bozkurt. Acısını paylaştığımız bir dostu tekrar görmek gibi oluyor bu karakterlerin yeni öykülerini okumak… Ve tarifsiz bir sevinç duyuyorsunuz o dostun varlığından tekrar haberdar olunca. Öykü okurları Türkiye’de nicelik olarak belki de en az sayıya sahip olan okur kitlesidir. Öte yandan bu kitle okuduğu her yeni öyküde heyecanlanır, umutlanır. İlk öyküleriyle gelecek vaat eden bir görüntü çizen yazarların “edebiyat piyasasında” harcanıp gitmesine üzülür. Yine de yeni yazarlarla tanışmanın peşindedir. İşte bu sadık öykü okurları için ilk kitabında belirli bir seviyenin üzerine çıkmış bir yazarı okumak ne kadar keyifliyse, aynı yazarın ikinci kitabında daha da yetkinleştiğini görmek bir o kadar mutluluk vericidir. Kadire Bozkurt’un her iki öykü kitabını okuyan herkes görecektir ki yazarın dili, tavrı, sözcükleri daha da olgunlaşmış, yazar daha da ustalaşmış ikinci kitapta. Üstelik “Bir Kalbin Boyutları” yazarı tanıyıp sevdiğimiz tarzının dışında öyküler de barındırmasıyla yeni bir okuma deneyimi de kazandırıyor okurlarına.

Kağıt Kesiği Gibi
Kadire Bozkurt’un öykülerinde göze çarpan en önemli özelliği okura güvenmesi… Her şeyi ayrıntılarıyla anlatmak yerine ucu açık noktalar bırakması ve buna rağmen okurun önüne koyduğu resmin net olması. Bunun yanında bazı şeyleri doğrudan anlatmayıp sezdirmeyi de iyi biliyor yazar. İncelikli bir dili olmasına karşın insanı incitebilecek cümleleri var. Hem de bu incinme öyle birdenbire değil, usul usul oluyor. Bir bakıyorsunuz ki daha önce varlığından haberiniz bile olmayan bir yerinizde ince bir sızı başlamış… Kitabın arka kapağındaki yazıda Semih Gümüş’ün de ifade ettiği gibi “kâğıt kesiği gibi” bir acı duyuyorsunuz. “Kendini göstermeyen ama içe işleyen.” “Bir Kalbin Boyutları” iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazar en iyi yaptığı şeyi yapıyor ve yaşamımızın içindeki o küçük anlara odaklanıyor. Bir karar verdiğimiz anlar ya da verdiğimiz bir kararın sonuçlarını gördüğümüz anlar… Hâl böyle olunca hemen her öyküden sonra bir durup düşünmek ihtiyacı hissediyorsunuz. O anda başka bir şey yapmış olmayı dilediğiniz zamanlara gidiyorsunuz birden. Sonra o kısacık anları yazarın ustalıkla işlediğini, genişlettiğini fark edip dönüyorsunuz kitaba. Kitabın ilk bölümünde işte böyle kısacık anlara dünyalar sığdırmış on dört öykü yer alıyor. Her birinde derinden gelen bir hüzün hissediyorsunuz ama bu duygu kendi yaşadıklarınızdan yahut gördüklerinizden kaynaklanmıyor, tamamen o karakterlerin derdine ortak olmanın getirdiği hüznü yaşıyorsunuz.

Masalsı Öyküler
Kitabın ikinci bölümünde ise yazar bambaşka sulara yelken açıyor ve dört fantastik öyküyle karşımıza çıkıyor. Bu öyküler hepimizin çocukluğumuzda dinlediğimiz masalları hatırlatıyor. Fantastik öyküleri okurken genellikle özdeşlik kurulmaz ama bu öykülerde durum biraz daha farklı gelişiyor. Her ne kadar anlatılan öykülerde doğaüstü olaylar yaşanıyor olsa da bu olayları yaşayan kişiler bizden birileri gibi… Biz de bir zamanlar böyle olaylar yaşamışız gibi ya da belki bir yakınımız yaşamış da tanık olmuşuz gibi hissediyoruz. Bu hissi sağlayan ise yazarın dili, üslubu…Başta da belirttiğimiz dost sohbeti etkisi…Kadire Bozkurt, “Bir Kalbin Boyutları”nda okuruna yaşattığı duygularla yeni kitabını dört gözle bekletiyor. Tıpkı “Küçük Dertler”i okur okumaz yeni kitabı için duyduğumuz heyecan gibi… Yazarın gözle görülür şekilde geliştirdiği dili, anlatımı ve farklı alanlara yelken açma cesareti de yeni kitapları için beklentiyi arttırıyor.

Aydınlık Kitap Eki Zeynep Bilgin Söyleşisi
24 Kasım 2017

Gerçek, yalın ve hayatın içinden öyküler