Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Kitaplar

Yeni Elbise

Yeni Elbise

Hayır, yani ağzını ara sıra açıyordu ama konuşmak için değil. O ağız açma hareketi yanaklarının bir kasılması, daha doğrusu, o sarımsı yüzünün tümünün ara ara kırışıp büzüşmesinin bir sonucuydu ki –dişleri açığa çıkınca- bir yüz buruşturma olarak da algılanabilirdi bu hareket. Ama avukatın kendisiyle böylesine tatlı bir dille konuştuğunu duyarken yüzünün büründüğü bu ifade, hem bir dalga geçmenin hem de bir acı çekişin yansıması olarak da düşünülebilirdi. Klasik İtalyan edebiyatının büyük ustası ...

Detayı İncele
Ölümün Adı

Ölümün Adı

Cícero hiçbir şey olmamış gibi sakin sakin pedal çeviriyordu. Júlio adamın kanlar içindeki başıyla önüne yığıldığı andaki görüntüsünü kafasından bir türlü çıkaramıyordu. Amcası fevkalade sakindi. Bir insanın canını aldıktan sonra nasıl bu kadar sakin kalabiliyordu? Klester Cavalcanti, gerçek bir yaşamdan yola çıkarak kaleme aldığı bu belgesel romanında, Brezilya’nın iç yüzüne, dehşet verici bir ölüm ve kan dünyasına götürüyor okuru... “Meslek” yaşamı boyunca beş yüze yakın insanı öldüren Júlio’nun ...

Detayı İncele
Prometheus Kafkaslarda Seçme Diyaloglar

Prometheus Kafkaslarda Seçme Diyaloglar

Bakalım Hermes; dikkat edelim de alçaklarda bir yer olmasın, sonra insanlar yardımına koşar, ne de olsa onun elinden çıktılar. Zirveye yakın bir yer de olmamalı, o zaman aşağıdan kolay görülmez. Bence ortada bir yer olsun, koyağın kenarı iyi olur, kollarını bir kayadan öbürüne uzatır, zincirlerini çakarız. Kaleme alındıkları günden bu yana neredeyse tüm Batı yazınını etkileyen, zekâyla, ironiyle, iğneyle dolu unutulmaz Lukianos diyalogları... Haluk Erdemol’un bu özenli çevirisi, Antik Yunan mitolojisini ...

Detayı İncele
Zama

Zama

Kendime, neden yaşadığımı değil, neden yaşamış olduğumu sordum. Büyük ihtimalle beklemekten ötürü, dedim ve hâlâ bir şeyi bekleyip beklemediğimi anlamak istedim. Sanırım öyleydi. 18. Yüzyıl’ın sonlarında Paraguay. İspanya Krallığı’nın temsilcisi Diego de Zama’nın uzun bekleyişi... Belki hiç gelmeyecek bir gemi, bir terfi mektubu ve uzaklarda kalmış aile... Yayınlandığı 1956 yılından bu yana İspanyolca yazılmış en güzel romanlardan biri olarak kabul edilen Zama, sonunda Türkçede. Di Benedetto, bir şeyi ...

Detayı İncele
Uzlaşma

Uzlaşma

Artık bir şey yapmam için bir neden olmadığına göre, bir şey yapmamam için de bir neden yoktu. Değer yargılarını ve sonuçları düşünemeyecek kadar zom ve mutluydum. Sadece ve sadece dürtülerimle ve arzularımla alakadar olmak istiyordum... Elia Kazan’ın bu unutulmaz romanı konforlu hayatların iç dünyasına, zenginliğin ve kurumsallığın saçmalığına ve çağdaş iş yaşamının nasıl bir hapishane olduğuna yöneltilmiş bir hançer adeta. Romanın kahramanı Eddie, Türkiye’den Amerika’ya göç etmiş Yunan kökenli bir ailenin ...

Detayı İncele
Türlü İşlerin Adamı Bob Honey

Türlü İşlerin Adamı Bob Honey

Dünyaca ünlü aktör ve aktivist Sean Penn’in kaleminden, müthiş bir karamizah anlatısı... Romanın kahramanı Bob Honey, görünüşe göre tipik bir Amerikan erkeği ama aslında bir kiralık katil. Fosseptik depoları satmak, başka ülkelerdeki diktatörler için havaifişek gösterileri düzenlemek gibi işler yapıyor. Ama sonra işler karışmaya başlıyor ve gittikçe çığırından çıkan Amerikan siyaseti karşısında isyan bayrağını çekiyor. Muhteşem Sean Penn, bu romanıyla edebiyat sahnesine unutulmaz bir biçimde girdi. Böylesi ...

Detayı İncele
Çağanozlar İndiğinde

Çağanozlar İndiğinde

Masadaki yazı makinasının etrafında duran renkli kâğıtlara ilişiyor gözüm. Ses çıkarmadan masaya uzanıyorum, kâğıtların üzerinde kısa kısa anlamsız cümleler: “Armut, kapanıyor, korkak.”, “Sessiz, yıka, çarkıfelek.”, “Ol, gece, git.” Çağanozlar İndiğinde, Deniz Karanfil’in Salyangozlar Sandalyeler Bulutlar’dan sonraki ikinci öykü kitabı. Karanfil’in öyküleri kendine özgü bir çizgide ilerliyor. Zamanı, olağanla olağandışını, iç dünyayla kargaşayı karşılaştırıyor. Bu kitabın, öykücülüğümüze son derece özgün ...

Detayı İncele
Bizim Burada Auschwitz’te ve Diğer Öyküler

Bizim Burada Auschwitz’te ve Diğer Öyküler

“Bak, nasıl da özgün bir dünyada yaşıyoruz: Avrupa’da insan öldürmemiş ne kadar az insan var! Ve diğer insanların öldürmeyi arzu etmediği ne kadar az insan! Biz ise bir diğer insana duyulan sevginin, insanlardan arınmış bir huzurun ve içgüdülerden arınmış bir dinginliğin var olduğu bir dünyanın özlemini çekiyoruz. Sevginin ve gençliğin yasası böyle anlaşılan. Tadeusz Borowski’nin olağanüstü yeteneği, sürdüğü kısa ama korkunç yaşamın ürünlerini bir edebiyat ve insanlık anıtına dönüştürmüştür. Nazizmin ...

Detayı İncele
Sherlock Holmes ve Yedi Ölümcül Günah

Sherlock Holmes ve Yedi Ölümcül Günah

Şimdi, sormamız gereken soru şu Watson, bu yedi İngiliz öğrenci böyle güçleri kışkırtmak için ne yapmış olabilir? Düşünmemiz gereken çok şey var, eski dostum. Zehirlenmiş milletvekili, havasızlıktan ölmüş bir finansçı ve kış uykusunda uyandırılmış bir miskin...

Detayı İncele
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi James Joyce

Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi James Joyce

Böyle anlar gelip geçti ve şehvet ateşini yakma isteği yeniden ortaya çıktı. Şiirler dudaklarını yalayıp geçiyor ve çıkarılmamış çığlıklar ve söylenmemiş hayvanca sözcükler bir yol aramak üzere beyninden fırlıyordu. James Joyce’un ilk romanı, aynı zamanda yetişim romanlarının en cüretlisi...

Detayı İncele