Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Öykü

Hikâyeler

Hikâyeler

“Güneş, karşı sırtların üzerinde yavaş yavaş alçalıyordu. Denizdeki pırıltılar gittikçe daha fazla kıvılcımlanıyor, adamın gözünü alıyordu. Gökyüzünün mavisi daha bir tatlılaştı. Karşı kıyıda, Hayrettin İskelesi’nin önünde duran mavnalar yavaş yavaş dağılmaya başladılar.”

Detayı İncele
Cellat Nazikti

Cellat Nazikti

"Nar bahçesine sığındık. Kırmızı bir elmayı paylaşmıştık gelmeden önce. Her geldiğimde kavun kokusu alıyorum ben bu tarladan, dedim. O da dedi ki, büyük babam kavun ekiyormuş yıllar önce buralara, ondandır."

Detayı İncele
Olmaz Diye Düşündüğümüz Şeyler

Olmaz Diye Düşündüğümüz Şeyler

Şebnem Balevi, çok güzel bir “ilk kitap”la Alakarga Yayınları’nda. Olmaz Diye Düşündüğümüz Şeyler, yaşamımızı çevreleyen büyüleyici düşlerin, olanakların, kâbus ve mucizelerin öykülerini anlatıyor. Çok sevileceğini düşünüyoruz. "Papağan -karım ona Mavi adını koydu- her seferinde durmadan öldü, öldü diye tekrar ediyor. Bazı geceler elektrik olmadığı için bütün işi el feneri ile yapmamız gerekiyor. Fenerin ışığında kırık cam parçaları gibi parlayan gözleriyle bizi izliyorlar."    

Detayı İncele
Ben Murtaza

Ben Murtaza

"Çok sevip saydığım bir kimseyi anlatacağım sana Selim beyi. İlhami Ziya kardeşimi. Kendisi mucittir. Aklı mantığı hep kıymetli. Şehir işgal altında. Ona rağmen hayat aksamadan devam ediyor. Sanki hiç işgal yokmuş gibi, civarda keyfi kıyak dolaşıyor gavatlar. Bir de garip ki şehir aslında açlık yokluk içinde kıvranıyor. Of! Görme hali!" Çağdaş öykücülüğümüzün güçlü kalemlerinden Deniz Tarsus, yeni bir kitapla, Ben Murtaza öyküleriyle geliyor. Yepyeni bir anlatıcıyı, yeni, yaşamın içinden, edebiyat ...

Detayı İncele
Ağız Hareketleri

Ağız Hareketleri

“Bira şişeleri vardır sahilde. Banklar boşalmış, yıkık binaların köşeleri tutulmuştur şimdi. Lokantalar açıktır. Arabalar geçer, midye çıkmıştır, polis köşe başlarını tutmuştur. Işıkları sönmüştür odaların ve köpekler oradadır; büyük, parlak, korkunç gözleriyle.” Genç öykücüler kuşağının dikkat çeken kalemlerinden biri de Özkan Ali Bozdemir, yadırganmış, tıpkı yukarıdaki alıntıda yazarın betimlediği gibi, ancak karanlık saatlere “gönderilmiş” bireylerin dilinden, bakış açısından yazdığı bu öyküleri ...

Detayı İncele
Açık Dövüş

Açık Dövüş

“Farkındayım, size ölümden, kurbağanın ölümünden bahsedeceğimi söyleyip Bay Ben’den bahsetmeye başladım. Ama inanın yeryüzündeki, dünyadaki şeyler akıl almaz biçimde birbirlerini andırıyor.” Onur Akyıl, son derece üretken ve yaratıcı bir öykücü, Açık Dövüş’te onun anlatım biçiminin iyiden iyiye özgürleştiğini, öykülerinin yarattığı huzursuzluğun arttığını göreceksiniz. Yazarın öykülerini sevinç duyarak sunuyoruz okurumuza.  

Detayı İncele
Tam Karşımda, Tam Ortada

Tam Karşımda, Tam Ortada

Şiirimizin usta kalemlerinden Mehmet Mümtaz Tuzcu, uzun zamandır yazdığı kısa öyküleri Tam Karşımda, Tam Ortada’da bir araya getiriyor. Kitaptaki öykülerinin kimisi çok önce yazılmış, kimiyse yeni. Ama hepsi birbirinden güzel ve nitelikli, çok konuşulacak. “İskemleleri içeriye taşıyorum. Bir ağlama sesi geliyor yukarıdan. Kontrplak kapıyı yarım kapatmışlar. Sokağa açılan küçük kapı da aralık. Müzeyyen Hanım’ın acayip pabuçları ...

Detayı İncele
Dımdızlak

Dımdızlak

"Yer yırtılsa, gök yarılsa da camdan merdivenleri buzdan bacaklarıyla çabucak çıkacağını düşleyip yaşadığı metruk ve yavaş kasabadan koşarak kaçmış küçük hanımdaki o iflâh olmaz afra tafra, durmadan kanat çırpıyordu, zuladan az önce salınmış, çil çil karanlık altınlarla aydınlanmış çilingir sofrasında."

Detayı İncele
Sek Sek

Sek Sek

"Sabah yağmurlu, ne yağmur ama, öğlen güneşli, ne güneş ama, yarın yolculuk, ne yolculuk! Balkonda kahve keyfi, akşam olacak da ne olacak, her gün aynı dünya. Serap öyle değil bak! Ne zaman gece oldu, ne zaman gece, gel de anla; ne zaman çekip gitti düş, düşünceler?"

Detayı İncele
Mahir Efendi’nin Papağanı

Mahir Efendi’nin Papağanı

Acıya dair hiçbir kitapta yazılmayan şeyleri bilir, bildiklerini paylaşmaktan çekinmezdiler. Zaman en iyi ilaçtır, diyen birisi çıkınca yüzleri kararır, zamanın ilacı olsa kendini iyi ederdi, derlerdi. Bizim kafamız karışırdı. Hikâye akıp gitsin, araya başka şeyler girmesin isterdik. Sabırsızdık. Arzu Alkan Ateş, başka bir dünyadan, kendine özgü bir sevginin içinden yazıyor öykülerini. Satırların içinden yansıyan gerçeklik, o dünyanın yabanıllığından geliyor. Çağdaş öykücülüğümüz için bir katkı, özgün bir ...

Detayı İncele