Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Çağdaş Dünya Edebiyatı

Tarihsel Eleştirinin Doğuşu

Tarihsel Eleştirinin Doğuşu

Yunan yazmalarını karanlığa gömen ilahiler silindi; yeni bir yönetimin ışıltısı dünyaya saçıldı; cismani güçler yeni bir yaşam gücüyle hız kazandığında ve gözler, geleneklerden daha net görmeye başlayıp zihinler kendinden gizleneni kavramaya başladığında ortaçağcılığın buhranlı denizinden sevinç dolu yeniyetmeliğin tüm görkemiyle insanoğlunun özgür ruhu yükseldi. Tarihsel Eleştirinin Doğuşu, bugün hâlâ hayranlıkla okuduğumuz Oscar Wilde’nin bir gençlik çalışması… Wilde, Tukididis, Polibios gibi Yunan ...

Detayı İncele
Artık Fark Etmediğinde

Artık Fark Etmediğinde

Bazen Don Chon diye çağırırdı beni, kimi zamansa patroncuk. Bazen de sarışın kız anılarımı kurcalamaya gelirdi. Hikâyeler anlatmamı isterdi, ben de birkaç bozukluk verip fevkalade yalanlar anlatırdım ona. Karısı tarafından terk edilen, hayatla çok da bağı kalmamış bir adamın, gazetede gördüğü “İhtirasları hiçbir sınır tanımayan ve seyahat etmeye hazır bir adam için iş telifi” ilanıyla hayatının yönü bir anda değişir. Olduğu yerden çok uzaklara giderek, bilmediği yaşamlara, ilkel şartlara, ensest ...

Detayı İncele
Veda Ederken

Veda Ederken

Kadın kafasında kurduğu tüm imgeleri unuttu, genç kızı tam karşısında durduğu gibi düşlediğini anımsadı, kızın yaşını, geçici güzelliğini, dürüst ve temiz yürekli ifadesinin sahteliğinin gücünü kabullendi. Yeniden, kendini hiç zorlamadan, eski bir alışkanlığın getirdiği kolaylıkla hayatı boyunca ona karşı kin duyduğu inancıyla genç kızdan nefret etmeye başladı. Juan Carlos Onetti, bu kısa romanında ele aldığı konuya son derece farklı bir yönden yaklaşmış. Veda Ederken’de olayın ...

Detayı İncele
Yarın Başka Bir Gün Olacak

Yarın Başka Bir Gün Olacak

Mutfakta bulaşığı yıkarken, içeriden gelen kahkahaları, boğuk fısıltıları dinledi, bunu sessizlik izledi. Birinin sinsice yürüdüğü geldi kulağına, ama kafasına inen demirin tok sesini duymadı. Doğrusu, bir daha hiç duymadı, sendeledi, gövdesi mutfağın zemininde kımıltısız kaldı. Yazarlığın olmazsa olamazlarından biri olarak kabul ettiği yalancılığını açıkça söylemekten çekinmeyen Juan Carlos Onetti, Yarın Başka Bir Gün Olacak’ta bazen yaşlı bir kadının torununa benzettiği ...

Detayı İncele
Pessoa Yaşadı Mı?

Pessoa Yaşadı Mı?

Felsefeci, eleştirmen ve dünyaca tanınmış Pessoa uzmanı Jeronimo Pizarro, unutulmaz, göz kamaştırıcı yetkinlikte bir Pessoa incelemesi kaleme almış: Pessoa Yaşadı Mı? Son yüzyılda şöhreti de ardında bıraktığı gizem de, gittikçe artan bir “vaka” Pessoa. Pizarro’nun insanüstü bir çabayla yazdığı bu kitap yalnızca bir Pessoa incelemesi değil, yazarın “sandığı”nda kalan binlerce sayfanın düzenlenmesi için yaratılmış bir “editörlük bilimi” kitabı aynı zamanda. Türkçede ilk kez okuyacağınız Pessoa öyküleriyle ...

Detayı İncele
Sherlock Holmes ve Kıyamet Cinayetleri

Sherlock Holmes ve Kıyamet Cinayetleri

Sen ve ben, Watson, hayatlarımızın çok büyük bölümünü burnumuzu suç ve ahlaksızlık penceresine dayalı yaşadığımızdan, diğer manzarayı kolaylıkla unutuyoruz. Ama bu “-bastonuyla etrafımızı saran telâş içindeki görüntüye işaret etti-“ insanların yapabildiği, büyük çoğunluğunun da yapmaya can attığı bir şey. Onların bu arzularını yerine getirebilmeleri için de biz ‘kötülüğün’ güçlerini zaptetmek uğruna elimizden gelen az biraz şeyi yapmaya devam etmeliyiz. Âşık olduğumuz ünlü dedektif Sherlock Holmes’ün ...

Detayı İncele
VAHŞETİN ÇAĞRISI

VAHŞETİN ÇAĞRISI

Buck, ileri atılmak için kendini toparlarken, tüyleri dikilmiş, ağzı köpürmüş haliyle ve delice bir parıltıyla bakan kan çanağı gözleriyle, gerçekten de kızıl gözlü bir şeytandı şimdi. İki günün ve gecenin içinde birikip taşan hırsıyla, altmış beş kiloluk gazabını doğruca adamın üzerine fırlattı. Yaşadığı konforlu hayattan, çalınarak uzaklaştırılan ve kızak çekmeye zorlanan Buck’un karakteri, direndiği doğal yaşama ayak uydururken kademeli olarak değişir. Zaman içinde sopanın kanununu, intikamın tadını, ...

Detayı İncele
NORA’YA MEKTUPLAR

NORA’YA MEKTUPLAR

Merak ediyorum, bende bir delilik var mı diye. Yoksa aşk delilik mi? Bir an seni bir bakire ya da Madonna gibi görüyorum, sonra utanmaz, küstah, yarı çıplak ve açık saçık görüyorum! Ya sen beni nasıl düşünüyorsun? Benden iğreniyor musun? James Joyce, önce sevgilisi sonra karısı olan Nora Barnacle ile 1904 yılından 1924 yılına kadar aralıklarla mektuplaşır. İlk kez 1950’de ortaya çıkan mektuplar, 1957’den beri Cornell Üniversitesi’nin koleksiyonundadır. Kayıp olduğu bilinen ve bir kitabın yaprakları ...

Detayı İncele
Yazar Ve Cenneti

Yazar Ve Cenneti

Robert Burton, kendi ölüm tarihini saptamıştı. Lewis Carroll, hem kütüphaneci hem fotoğrafçı hem de kuklacıydı. Kuklaların kendi kendine hareket edebilecekleri bir düzenek hazırlamıştı. Menéndez Pelaya, gözlerinden biriyle sağ, diğeriyle sol sayfayı aynı anda okuyabiliyordu. Àngel Esteban, Yazar ve Cenneti'nde edebiyata ve kitaplara düşkün olanların hep merak ettikleri bir dünyayı sonuna kadar açarak; bize yaşamlarının bir bölümünde kütüphanecilik yapan büyük yazarları tanıtıyor... Mario Vargas Llosa'nın ...

Detayı İncele
Vertigo-Ölüler Arasında

Vertigo-Ölüler Arasında

Ona aldığı gri takımı giyiyordu. Rüyalarından hatırladığı gibiydi. Tıpkı geçmişte Seine kıyısında yaptığı gibi ona yaklaştı; parfümünü kokladı, sonbaharda toprağın, ezilmiş yaprakların, ölen çiçeklerin kokusuydu. Flavières, bir eli göğsünde, ağzı açık, uyurgezer gibi ilerliyordu. Bu kadarı fazlaydı. Gücü tükeniyordu. 1958 yılında Alfred Hitchcock tarafından filme alınan Vertigo, yalnızca daha önce Dişi Kurtlar adlı romanını yayınladığımız Boileau-Narcejac ikilisinin en ünlü yapıtı değil, aynı zamanda gelmiş ...

Detayı İncele