Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Çağdaş Dünya Edebiyatı

VAHŞETİN ÇAĞRISI

VAHŞETİN ÇAĞRISI

Buck, ileri atılmak için kendini toparlarken, tüyleri dikilmiş, ağzı köpürmüş haliyle ve delice bir parıltıyla bakan kan çanağı gözleriyle, gerçekten de kızıl gözlü bir şeytandı şimdi. İki günün ve gecenin içinde birikip taşan hırsıyla, altmış beş kiloluk gazabını doğruca adamın üzerine fırlattı. Yaşadığı konforlu hayattan, çalınarak uzaklaştırılan ve kızak çekmeye zorlanan Buck’un karakteri, direndiği doğal yaşama ayak uydururken kademeli olarak değişir. Zaman içinde sopanın kanununu, intikamın ...

Detayı İncele
NORA’YA MEKTUPLAR

NORA’YA MEKTUPLAR

Merak ediyorum, bende bir delilik var mı diye. Yoksa aşk delilik mi? Bir an seni bir bakire ya da Madonna gibi görüyorum, sonra utanmaz, küstah, yarı çıplak ve açık saçık görüyorum! Ya sen beni nasıl düşünüyorsun? Benden iğreniyor musun? James Joyce, önce sevgilisi sonra karısı olan Nora Barnacle ile 1904 yılından 1924 yılına kadar aralıklarla mektuplaşır. İlk kez 1950’de ortaya çıkan mektuplar, 1957’den beri Cornell Üniversitesi’nin koleksiyonundadır. Kayıp olduğu bilinen ve bir kitabın ...

Detayı İncele
Yazar Ve Cenneti

Yazar Ve Cenneti

Robert Burton, kendi ölüm tarihini saptamıştı. Lewis Carroll, hem kütüphaneci hem fotoğrafçı hem de kuklacıydı. Kuklaların kendi kendine hareket edebilecekleri bir düzenek hazırlamıştı. Menéndez Pelaya, gözlerinden biriyle sağ, diğeriyle sol sayfayı aynı anda okuyabiliyordu. Àngel Esteban, Yazar ve Cenneti'nde edebiyata ve kitaplara düşkün olanların hep merak ettikleri bir dünyayı sonuna kadar açarak; bize yaşamlarının bir bölümünde kütüphanecilik yapan büyük yazarları tanıtıyor... Mario Vargas Llosa'nın ...

Detayı İncele
Vertigo-Ölüler Arasında

Vertigo-Ölüler Arasında

Ona aldığı gri takımı giyiyordu. Rüyalarından hatırladığı gibiydi. Tıpkı geçmişte Seine kıyısında yaptığı gibi ona yaklaştı; parfümünü kokladı, sonbaharda toprağın, ezilmiş yaprakların, ölen çiçeklerin kokusuydu. Flavières, bir eli göğsünde, ağzı açık, uyurgezer gibi ilerliyordu. Bu kadarı fazlaydı. Gücü tükeniyordu. 1958 yılında Alfred Hitchcock tarafından filme alınan Vertigo, yalnızca daha önce Dişi Kurtlar adlı romanını yayınladığımız Boileau-Narcejac ikilisinin en ünlü yapıtı değil, aynı zamanda gelmiş ...

Detayı İncele
Amazon’un Efendisi

Amazon’un Efendisi

Luiz Trucco ona yaptıklarımı asla affetmeyecekti ve ölüm döşeğinde bile, Peru’nun Iquitos şehrinde bir akşamüstü yatağını evli bir kadınla paylaşmaktayken, hâlâ bana beddualar savuruyordu. O kaba kahkahanın anlamını çok iyi anlamıştım, deliliğin bir belirtisinden ziyade gizli zaferin bir işaretiydi o. Dom Luiz Galvez, yüzyılın sonuna yaklaşıldığı dönemde yaşamış Brezilyalı bir gazetecidir. Bir akşamüstü evli bir kadının penceresinden atlayarak kaçtığı sırada, yanlışlıkla Bolivya Başkonsolosu’nun hayatını ...

Detayı İncele
Ten Organları Sarıp Sarmalayan Elastik Kılıftır

Ten Organları Sarıp Sarmalayan Elastik Kılıftır

Biz organları sarıp sarmalayan esnek kılıfız. Biz, jöle, ipek ve sateniz, biz, tüfeklerin namlularından yayılan salvo ve Tanrı’nın bir haziran günü alnımıza koyduğu soğuk elin rüyasıyız, bir yüzük, kamış, bir ekmek, bir kalp, biz bir mesafeyiz. Björn Rasmussen yalnızca bir roman yazmamış, aynı zamanda içinizi yakıp geçecek yıkıcı bir ateş kaleme almış. Ten Organları Sarıp Sarmalayan Elastik Kılıftır, çağımızın tüm konforunu yerle bir etmek isteyen, yerleşik ahlakı kesin ve acımasız bir dille reddeden bir ...

Detayı İncele
Yasımı Tutacaksın

Yasımı Tutacaksın

Kolunu omzuma attı ve birlikte kapıya doğru yürüdük. Bütün kasaba orada onu bekliyor, bağrışıyor ve itişiyorlardı. Bayılacağımı sandım. “Lütfen, lütfen Manolo,” diye yalvardım, “gitme!” Elini kostümünün üstüne koydu ve bana, “Ağlama Angelita,” dedi, “bu akşam ya sana bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın.” Sarsıcı, sıra dışı bir yaşamın, dünyaca ünlü boğa güreşçisi El Cordobés’in romanı… Ama sadece o kadar değil, İspanya iç savaşının tarihi, yoksulluğun, ölümün esir aldığı bir ülkenin soluk kesen, ...

Detayı İncele
Yağmur Damlaları Arasındaki Mesafe

Yağmur Damlaları Arasındaki Mesafe

Yatağın köşesinde durur ve -yine geç kalktığı için- aceleyle kenara atılmış yorganın çapraz katını, çarşafın topografik hatlarını ezberler, her bir pamuk çıkıntısını, vadisini ve platosunu aklına çizer. Ardından önceki gece kadının vücudunun nerede uzanmış olduğuna yönelik bir çıkarım yapar ve ihtiyatlı bir şekilde yatağa uzanır. Vücudu, kadının vücudunun önceki gece yerleştiği yere yerleşir. Justin Ker, insan hayatlarını odak aldığı kitabında, bazen hiç tanışmayan ama bir şekilde birbirlerinin hayatlarına ...

Detayı İncele
Peşinden Gidiyorum

Peşinden Gidiyorum

Ünlü Macar romancı Krisztián Grecsó’nun sevilen romanı Peşinden Gidiyorum Türkçede. Kendisinden bir üçüncü kişi olarak bahseden Daru, küçüklüğünden başlayarak ilk aşkını, sevgililerini, heyecanlarını, okul günlerini, babasını ve Damos Dede’yi anlatıyor. Küçük bir oğlan çocuğundan bir genç adama doğru yol alan Daru hayatının peşinden giderken, biz de eşlik ediyoruz bu kitapta.

Detayı İncele
Dorian Gray’in Portresi

Dorian Gray’in Portresi

Lord Henry Wotton, arkadaşı resmen Basil Hallward’ın atölyesinde, yirmi yaşında, çok güzel bir delikanlının portresini görür. "Fildişinden ve gül yapraklarından yapılmış", "made out of ivory and rose leaves" izlenimini veren Dorian Gray’i tanımak ister. Ama Lord Henry’nin Dorian üstüne kötü bir etkisi olacağından korkan ressam, buna razı değildir. Çünkü modeline, sevginin sınırlarını aşan derin bir tutkuyla bağlıdır. İleride göreceğimiz gibi, Oscar Wilde Mahkemelere düşünce, bir erkeğin başka bir erkeğe böyle ...

Detayı İncele