Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Türk Edebiyatı

Türler Arası En Güzel Yolculuklar

Türler Arası En Güzel Yolculuklar

Önce okur, oyunu sever, oyun kurucu yazarı tanır, metni anlamak için eleştirel okumalar yapar, çıkarım amacıyla farklı farklı okumalar gerçekleştirir, metinden kopmaz ve sonunda yaratıcı sonuçlara ulaşır. Türler Arası En Güzel Yolculuklar, okumanın, yazınsal yapıtlara eleştirel bir gözle yaklaşmanın hazzını vurgulayan, son dönem edebiyatımızın öne çıkan yapıtları üzerinde incelemelere girişen cesur bir “okuma çabası.” Neşe Aksakal, kimi yazınsal kavramlara Türkçe karşılıklar getirmekle kalmıyor, bunları ...

Detayı İncele
Gülümsemeler

Gülümsemeler

Seramis teyze binde bir mekâna uğrar, yalnızca Ömer abiyle tavlaya otururdu. Onun ziyaretinin gerçekleştiği anlarda kimsenin gıkı çıkmaz, tumturaklı laflar ağzından dökülüverecek diye herkes nefesini tutardı. Jülide, annesinin onca lafı nasıl öğrenmiş olduğuna hayret ederdi. Onur Bütün, Gülümsemeler adlı ilk öykü kitabıyla olmadık zamanlarda olmadık olaylara tanık olan, duyan, gördüğünü duyduğunu sindiremeyip içinde büyüten, öfkelenen, sevinen insanların öykülerini anlatıyor bize. Hep mutluluktan ...

Detayı İncele
Rakun

Rakun

Sıradan taksi şoförü Can, eline tutuşturulan bir Picasso rulosuyla evine döndüğünde başına geleceklerin farkında bile değildir. Koltuğunuza kurulun ve İstanbul’un altını üstüne getirecek bir kapışmanın hikâyesine hazırlanın. Rakun, gittikçe renklenen Suat Duman romanlarının en heyecanlı halkası… Gündüzler tekdüzedir, ya gece? Geceyi kimse planlayamaz. Macera arıyorsan kendin bilirsin ama yıldız ışığına güvenilmez mesela. Kent ışıkları hele kahve ...

Detayı İncele
SEM

SEM

SEM zamandan azat olanları anlatır.  Yolu Karanlık Fırın Sokağı’ndan geçecek olanları Şimdiki zamanın rivayetini Bir rivayet üzere yaşayanları, ruhlarını böyle zehirleyenleri Bir akşamüstü, güneşi görünce ne ...

Detayı İncele
Şeyler Denizi

Şeyler Denizi

Annemin elleriyle kaldırdım örtüsünü eski zamanın. Pembe pikemin. Ona sarınıp yaz geceleri, yarı uyur yarı uyanık düşler içinde uyuyakaldığımı unutmuşum ben. Ne çok şeyi unutmuşum. Nalân Kiraz, ilk öykü kitabı Şeyler Denizi’ni yayınladığı zaman, edebiyat dünyası onu farklı dili, etkileyici lirizmi ve özellikle kasaba yaşamına farklı bakışı için selamlamıştı…Şeyler Denizi, günlük hayatımızın yavaş görüntüsünün altında yatan hırsları, dehşeti, kıpırtısız suların altındaki şiddeti anlatan öykülerden ...

Detayı İncele
TANIDIK BİR YÜZ

TANIDIK BİR YÜZ

Biliyorum, hepiniz yüzümü tanıyorsunuz. Defalarca karşınıza çıktım. Beni görünce içinizdeki teslimiyet, boyun eğme, kabullenme, karşı çıkmama, baş kaldırmama duyuları harekete geçiyor. Hem yüz hatlarım sizi ürkütüyor, hem sesimin tonu, hem heybetli cüssem. Kimi zaman sokakta bana rastladığınızda, çehrenizdeki hafif çekingen, hafif çekingen, hafif kaygılı ifadeyi görmekte zorlanmıyorum. Bir otorite figürüyüm ne de olsa. Üstelik beni tanıyorsunuz, adımı çıkartamıyorsunuz, tam olarak ne iş yaptığımı ...

Detayı İncele
TROMSO

TROMSO

Yazar, çevirmen, fotoğrafçı Münir Göle’den bir fotoğraf başyapıtı daha… Daha önce Fogo’sunu yayınladığımız Göle, bu kez TROMSØ’ yu fotoğraflıyor. Işığın, siyah-beyaz çağrışımların peşinde. Göle, dünyayı lekenin hâkimiyetinde dolaşmaya devam ediyor. Oğuz Demiralp, Münir Göle ve Faruk Duman’ın kısa metinlerinin eşlik ettiği bu görsel başyapıtın baskı tasarımını, ünlü sanatçı Mehmet Ulusel yaptı.

Detayı İncele
Surat Buruşturmalık 52 Metin

Surat Buruşturmalık 52 Metin

Sezar’ın geceleri canhıraş feryatlarla kâbuslardan kaçtığını, durup dururken düşüp bayıldığını, ara sıra epilepsi nöbetleri geçirdiğini yazıyor tarih. Hiç dostu olmadığını da. Özgür olmak köle olmamaya bakıyor, özgürlüğün kölesi de olmamayı gerektiriyor sanki. Sezar olmak bile zor. İnsan bir yerden kaçak yapıyor. Münir Göle, Surat Buruşturmalık 52 Metin adlı küçük ama keyifli kitabında; bazen cehennem zebanisine bezeyen Kara Sakal’ı anlatıyor bize bazen akrep sineğinin ...

Detayı İncele
Yazmalı Defter

Yazmalı Defter

Yazmak, dünyanın sırlarını keşfetme dürtüsünden kaynaklanabilir. Bildiğiniz gibi, insanlık bu işe bütün ömrünü adamıştır; gezip dolaşmak, keşfedip ele geçirmek, sonra da başka bir yeri yine ele geçirmek. Dünyanın keşfedilecek sırrı mı kaldı, demeyin. Bütün bu olup bitenlere rağmen, dünyamız hâlâ sırlarla doludur. Gerçi bana kalırsa, bu kadar keşif yeter; insanın artık durup boş ve sessiz manzarayı izlemesi yeğdir. Gerçekten, kimi zaman, artık bilmediklerimizin gelip bizi keşfetmeleri gerektiğini düşündüğüm olur.

Detayı İncele
Akılsız Sokrates

Akılsız Sokrates

Bugünün sancısı, yarının umuduna… İlk kitabı Hayat Apartmanı’yla 2013 Naim Tirali Öykü Ödülü’nü kazanan Mehmet Fırat Pürselim, Emanetimdeki Hayatlar ya da Acı Defteri isimli romanından sonra bu kez yine bir öykü kitabıyla çıkıyor karşımıza. Akılsız Sokrates zamana yayılan öykülerden oluşmuş. İçimizin sancıyan yanlarına dokunan bu öyküler güncel sorunlara ve olaylara da yakından bakıyor; zaman içerisinde her daim var olan acılara ve sevinçlere de… Kitaba adını veren kahramanı Sokrates’le, “Balık ...

Detayı İncele