Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Türk Edebiyatı

Tutunamayanlar Üzerine Yedi Ders

Tutunamayanlar Üzerine Yedi Ders

Alaysama, bir anlamda okurda bir farkındalık oluşturma uğraşıdır. Yazar, deneysel yaklaşımlarla, dil oyunlarıyla, alaysama durumunu işaretler, böylelikle okurunu söylemi tersinden anlamaya da yönlendirmiş olur. Bu şekilde kurulan alaysama diliyle düşünsel saldırıya da rahatlıkla geçilebilir. Alaysama anlatımıyla dikkat çeken Tutunamayanlar, roman denilen klasik türün bütün öğelerini sarsmayı hedefler, sadece roman türünü değil, yazmayı besleyen her olguyu, her durumu. İlk kitabı Türler Arası En Güzel ...

Detayı İncele
Kısa Kısas Kıssası

Kısa Kısas Kıssası

"Hayvan mezarlığına gömülmeyi yeğlerdim kesinkes. Hulusi’ye sırlanmak tabiî ilk tercihim olurdu. Bizim gibilerin yeri, sonra, orasıdır."

Detayı İncele
Yazmalı Defter

Yazmalı Defter

"Yazmak, dünyanın sırlarını keşfetme dürtüsünden kaynaklanabilir. Bildiniz gibi, insanlık bu işe bütün ömrünü adamıştır; gezip dolaşmak, keşfedip ele geçirmek, sonra da başka bir yeri yine ele geçirmek. Dünyanın keşfedilecek sırrı mı kaldı, demeyin. Bütün bu olup bitenlere rağmen dünyamız hâlâ sırlarla doludur. Gerçi bana kalırsa, bu kadar keşif yeter; insanın artık durup boş ve sessiz manzarayı izlemesi yeğdir. Gerçekten, kimi zaman artık bildiklerimizin, gelip bizi keşfetmeleri gerektiğini düşündüğüm olur."

Detayı İncele
Çağanozlar İndiğinde

Çağanozlar İndiğinde

Masadaki yazı makinasının etrafında duran renkli kâğıtlara ilişiyor gözüm. Ses çıkarmadan masaya uzanıyorum, kâğıtların üzerinde kısa kısa anlamsız cümleler: “Armut, kapanıyor, korkak.”, “Sessiz, yıka, çarkıfelek.”, “Ol, gece, git.” Çağanozlar İndiğinde, Deniz Karanfil’in Salyangozlar Sandalyeler Bulutlar’dan sonraki ikinci öykü kitabı. Karanfil’in öyküleri kendine özgü bir çizgide ilerliyor. Zamanı, olağanla olağandışını, iç dünyayla kargaşayı karşılaştırıyor. Bu kitabın, öykücülüğümüze son derece özgün ...

Detayı İncele
Sonra Sincaplar Geldi

Sonra Sincaplar Geldi

“Sincaplar birkaç gündür görünmüyor.” “Gelirler.” “Nereden biliyorsun?” “Buraya aitler çünkü. Nasıl ki sen bana ve buraya aitsin, aynı şey sincaplar için de geçerli.” Ayça Erkol, ikinci öykü kitabı ile yeniden okurların karşısında. Erkol, öykümüzün gittikçe varsıllaşan birikimi içerisinde özellikle kendine özgü görsel anlatımı, farklı anlamlara kapı aralayan katmanlı ve şaşırtıcı sahneleriyle öne çıkıyor. Yaşamımız bizim çok da bilinçle yön verdiğimiz bir zaman dilimi olmayabilir. Sonra Sincaplar Geldi, ...

Detayı İncele
Zamansız ve Mekansız Hikayeler

Zamansız ve Mekansız Hikayeler

Eğer ben geceyi sarmazsam zaman durur, türlü canlı zaman durduğu halde nefes almaya devam eder. Böyle olunca da nehirler boşa akar, bedenler acıkır ama can duymaz, hayvanlar telef olur, hakikatin nimetine muhtaç kullar bu güzelliklerden faydalanamaz! Bu yüzden sarmam gerek zamanı… Orhan Veli Alıcı, Anadolu kültürünü, Toros Dağları’nı ve çevresini, oradaki halkın eski, acı tarihini yakından bilen, neredeyse o tarihin içinden çıkıp gelmiş bir anlatıcı. Zamansız ve Mekânsız Hikâyeler’i okuyunca göreceksiniz; ...

Detayı İncele
Kayıp

Kayıp

Hiç anlamıyor. Kaybolmuş ne demek? Koca adam nasıl kaybolsun? Hiç mi yol iz öğrenmemiş bunca zaman şehirde? Mümkünü yok, gelir mutlaka. Olmadı birilerine sorar yolu, bulur gelir. Umudu hep sıcacık göğsünde. Gelmiyor. Daha önce Kovulmadım Ben Ayrıldım adlı kitabını yayınladığımız Arzu Bahar, yeni öykülerini bir araya getirdiği Kayıp’la birlikte kendi öykü serüveni içinde önemli bir adım atıyor. Zengin konusu, duru Türkçesi ve insancıl yaklaşımıyla öykü gibi öykü okumak isteyenlerin dikkatine sunuyoruz.

Detayı İncele
Diğer Yarısı Fotoğrafçının El Kitabı

Diğer Yarısı Fotoğrafçının El Kitabı

Bu bir yolculuğun başlangıcı olsaydı, diyorsun, hatırladığım kadar, en azından biraz unutabilseydim: Yolu hissediyor, sezgilerinle bir an baş başa kalıyorsun, kendi içsel sesinle baş başa. Diyarbakır’ın acıyla kaynaşmış kalabalığı, Suriçi’nin labirent sokakları, kente turneye gelen bir tiyatro, sahnede ölüm ve genç fotoğrafçı Fikret… Son dönem edebiyatımızın dikkat çeken adlarından Erhan Sunar bu kez bir fotoğrafçının objektifinden bakıyor; kusursuz bir dil, yetkinleşmiş bir anlatımla.

Detayı İncele
Kaplumbağa Makamı

Kaplumbağa Makamı

Daha önce yayınladığımız Geçen Sene Doğanlar ve Huma Kuşları adlı kitaplarıyla tanıdığınız Onur Çalı, yeni öykülerini Kaplumbağa Makamı’nda bir araya getiriyor... Yaşamın her ayrıntısında öyle öyküler gizlidir ki, okuyunca göreceksiniz; Onur Çalı o ayrıntıları ironiyle, ince bir hicivle yakalıyor. Kaplumbağa Makamı’nın çok konuşulacağına inanıyoruz.

Detayı İncele
Dünyanın Ortasında

Dünyanın Ortasında

2015’te, sinema festivalinde jüri başkanlığı için gelen çağrıya sevinçle katıldım. Nihayet Erzurum’u görecektim. Orada mihmandarlığımı yapacak genç bir öğrenciyle tanıştım. Günler boyu konuştuk. Onun ülkesine duyduğu aydınlık bakış, yazı sanatlarına eşti. Demet’le tanışmamız böyle başladı. İşte bu öykü kitabı birikimli, çalışkan, yetenekli bir yazarın edebiyatımıza getirdiği yeni bir soluktur kanısındayım. FÜRUZAN

Detayı İncele