Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Kitaplar

Cellat Nazikti

Cellat Nazikti

"Nar bahçesine sığındık. Kırmızı bir elmayı paylaşmıştık gelmeden önce. Her geldiğimde kavun kokusu alıyorum ben bu tarladan, dedim. O da dedi ki, büyük babam kavun ekiyormuş yıllar önce buralara, ondandır."

Detayı İncele
Hayvanlarda Prt’lama Sanatı

Hayvanlarda Prt’lama Sanatı

"PRT'lar 0.6-7.6 saniye süren, frekansı 1.7-22kHz arasında değişen tiz bir osurma sesiyle sonuçlanır. Diğer balıklara göre işitme duyuları daha hassas olan ringalar yoğunlukları arttıkça daha fazla PRT'larlar. PRT'lamayı diğer ringalarla iletişim kurmak için yaptıkları düşünülmektedir. Özellikle karanlıkta bu yolla birbirlerini rahatça bulur ve birlikte hareket ederler."

Detayı İncele
Sefalet Kedisi – Fikirler ve İmgeler

Sefalet Kedisi – Fikirler ve İmgeler

"Ve bir ot öldüğünde çocuklar da ölür, zira ziyadesiyle uygarlaşmış anneleri onlara yeterince süt veremez. Yaşamın sürmesini sağlayan şeyler, "medeni değil" dediklerimizdir, sudur, ottur, hayvanlardır. Hepsinin temeli, küçümsediğimiz her şeydir. Sanırız ki deha medeniyetten doğar. Medeniyet dehayı işler sadece, kültürün unsurlarını yaratan doğadır ve bizler onun basit işbirlikçilerinden öte varlıklar değiliz."

Detayı İncele
Ben Murtaza

Ben Murtaza

"Çok sevip saydığım bir kimseyi anlatacağım sana Selim beyi. İlhami Ziya kardeşimi. Kendisi mucittir. Aklı mantığı hep kıymetli. Şehir işgal altında. Ona rağmen hayat aksamadan devam ediyor. Sanki hiç işgal yokmuş gibi, civarda keyfi kıyak dolaşıyor gavatlar. Bir de garip ki şehir aslında açlık yokluk içinde kıvranıyor. Of! Görme hali!" Çağdaş öykücülüğümüzün güçlü kalemlerinden Deniz Tarsus, yeni bir kitapla, Ben Murtaza öyküleriyle geliyor. Yepyeni bir anlatıcıyı, yeni, yaşamın içinden, edebiyat ...

Detayı İncele
Olmaz Diye Düşündüğümüz Şeyler

Olmaz Diye Düşündüğümüz Şeyler

Şebnem Balevi, çok güzel bir “ilk kitap”la Alakarga Yayınları’nda. Olmaz Diye Düşündüğümüz Şeyler, yaşamımızı çevreleyen büyüleyici düşlerin, olanakların, kâbus ve mucizelerin öykülerini anlatıyor. Çok sevileceğini düşünüyoruz. "Papağan -karım ona Mavi adını koydu- her seferinde durmadan öldü, öldü diye tekrar ediyor. Bazı geceler elektrik olmadığı için bütün işi el feneri ile yapmamız gerekiyor. Fenerin ışığında kırık cam parçaları gibi parlayan gözleriyle bizi izliyorlar."    

Detayı İncele
Belki de

Belki de

"Yirmi yıl kadar önce tanıştığım bir adamın, İlhami'nin öyküsünü anlatıyorum. Kaçınılmaz eksikleri tamamlayıp boşlukları dolduruyorum. Bu yolla gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi bulandırıyorum. Bu yazdıklarımı okurken -okuyan olursa- tanıdığım ya da tanımadığım kişilerin ya da İlhami'yi tanıyan ya da tanımayan kişilerin, bir şekilde bu olaylar zincirinin benim anlattığım sırada geçmiş olduğunu, benim sadece bunu kurgulamakla yetindiğimi düşünecekler. Doğrudur da." Münir Göle, Tanıdık Bir Yüz'den yıllar ...

Detayı İncele
Ağız Hareketleri

Ağız Hareketleri

“Bira şişeleri vardır sahilde. Banklar boşalmış, yıkık binaların köşeleri tutulmuştur şimdi. Lokantalar açıktır. Arabalar geçer, midye çıkmıştır, polis köşe başlarını tutmuştur. Işıkları sönmüştür odaların ve köpekler oradadır; büyük, parlak, korkunç gözleriyle.” Genç öykücüler kuşağının dikkat çeken kalemlerinden biri de Özkan Ali Bozdemir, yadırganmış, tıpkı yukarıdaki alıntıda yazarın betimlediği gibi, ancak karanlık saatlere “gönderilmiş” bireylerin dilinden, bakış açısından yazdığı bu öyküleri ...

Detayı İncele
Açık Dövüş

Açık Dövüş

“Farkındayım, size ölümden, kurbağanın ölümünden bahsedeceğimi söyleyip Bay Ben’den bahsetmeye başladım. Ama inanın yeryüzündeki, dünyadaki şeyler akıl almaz biçimde birbirlerini andırıyor.” Onur Akyıl, son derece üretken ve yaratıcı bir öykücü, Açık Dövüş’te onun anlatım biçiminin iyiden iyiye özgürleştiğini, öykülerinin yarattığı huzursuzluğun arttığını göreceksiniz. Yazarın öykülerini sevinç duyarak sunuyoruz okurumuza.  

Detayı İncele
Agua

Agua

"Yeni bir macera olarak, ilerlemeye inanıyorum. Alçak bir sesle, yeryüzü bize zar zor katlanıyor, gökyüzü maceradır, diyorum kendi kendime. Ben artık destansı olmayan, küçülmüş bir dünyadan korkuyorum." Daha önce İmkânsız Hayat adlı kısa öyküler derlemesini yayınladığımız Eduardo Berti’nin bu etkileyici romanı, yeni bir yüzyılın, yirminci yüzyılın başında yaşanan dönüşümlere, uçaklara, elektriğe, aydınlanmaya hazırlanan yaşamlara odaklanıyor. Yalın, edebi, eğlenceli.

Detayı İncele
Sek Sek

Sek Sek

"Sabah yağmurlu, ne yağmur ama, öğlen güneşli, ne güneş ama, yarın yolculuk, ne yolculuk! Balkonda kahve keyfi, akşam olacak da ne olacak, her gün aynı dünya. Serap öyle değil bak! Ne zaman gece oldu, ne zaman gece, gel de anla; ne zaman çekip gitti düş, düşünceler?"

Detayı İncele