Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Öykü

Mahir Efendi’nin Papağanı

Mahir Efendi’nin Papağanı

Acıya dair hiçbir kitapta yazılmayan şeyleri bilir, bildiklerini paylaşmaktan çekinmezdiler. Zaman en iyi ilaçtır, diyen birisi çıkınca yüzleri kararır, zamanın ilacı olsa kendini iyi ederdi, derlerdi. Bizim kafamız karışırdı. Hikâye akıp gitsin, araya başka şeyler girmesin isterdik. Sabırsızdık. Arzu Alkan Ateş, başka bir dünyadan, kendine özgü bir sevginin içinden yazıyor öykülerini. Satırların içinden yansıyan gerçeklik, o dünyanın yabanıllığından geliyor. Çağdaş öykücülüğümüz için bir katkı, özgün bir ...

Detayı İncele
Bir Kış Gecesi Misafiri

Bir Kış Gecesi Misafiri

"Yeryüzü dediğimiz kaypak yerden ışık bir anda çekiliverse... güneş elini, ay eteğini çekiverse... dev bir örtü açsak gökyüzünün tam altına ve düşen yıldızları toplasak tek tek... geriye kalan şey karanlık değil, çırılçıplak soyunmuş, artık ışıktan korkmadığı için hiçbir şeyi saklamaya gerek görmeyen insan doğası olurdu..." Genç öykücülüğümüzün dikkat çekici isimlerinden Ayça Erkol, bu kez “Bir Kış Gecesi Misafiri” ile geliyor. Öyküsünü her yeni kitabıyla olgunlaştıran, çağımızın insani sorunlarının yanı ...

Detayı İncele
Aykırı Öyküler

Aykırı Öyküler

Amerikalı yazar John Keene, bu olağanüstü öykü kitabında siyahîlerin oluşturduğu tarihsel algıya öykülerle bakıyor. Bunun yanında, Amerikan edebiyatının öteden beri sürdüregeldiği tüm anlatım biçimlerine, tüm klasik ya da deneysel çaba ve örneklere göndermelerde bulunuyor. Büyük bir başyapıt ve çağdaş bir klasik. "Seni hiç tanımadılar. Gerçek seni. Kimsenin bilmediği ve bakmadığı gerçek seni düşünüyorsun. Artık zenci şarkıları yok. Artık ikiyüzlülük de yok. Kimse sana zarar veremeyecek. Ruhun uçacak ve ...

Detayı İncele
Bir Başka Alem

Bir Başka Alem

Orhan Veli Alıcı'nın yeni çalışması Bir Başka Âlem, bir gelecek öngörüsü içeriyor... İnfinitum Gezegeni'nde yaşamakta olan öğretmen Matiz, son öğrencilerine, son derslerini verecektir... Bu uzun konuşma, gezegenimizi yaşanılır kılan çevrenin yok edilmesiyle ilgili nasıl yaşamsal bir yanlışa düşüldüğünü ve hem çevresel hem de düşünsel kaynakların nasıl acımasızca -ve amaçsızca- yok edildiğini gözler önüne serecektir. Peki, bu yokoluş'tan kurtuluş var mıdır?

Detayı İncele
Yalnızlık Makamı

Yalnızlık Makamı

"Tek sevdikleri ve bakmaya dayanamadıkları Swanly’di. Swanly artık çocukluklarının parlak gölgesi değildi. Kusursuz denebilecek mahiyete sahip o çocuktan eser yoktu. Güzelliğinden geriye kalan viranede gezinen bu hayalet, o narin ve temiz çocuk olamazdı. Tuhaf bir güzelliği vardı. Diğerlerine önce biraz ıstırap, ardından sonsuz bir nezaketle birlikte hüzün de getiren bir güzellikti bu." Barry Hannah, sadece fiziksel değil psikolojik yalnızlığın da öykülerini anlatıyor. Keyifle okuyacağınız Yalnızlık Makamı, ...

Detayı İncele
Yeni Elbise

Yeni Elbise

"Hayır, yani ağzını ara sıra açıyordu ama konuşmak için değil. O ağız açma hareketi yanaklarının bir kasılması, daha doğrusu, o sarımsı yüzünün tümünün ara ara kırışıp büzüşmesinin bir sonucuydu ki –dişleri açığa çıkınca- bir yüz buruşturma olarak da algılanabilirdi bu hareket. Ama avukatın kendisiyle böylesine tatlı bir dille konuştuğunu duyarken yüzünün büründüğü bu ifade, hem bir dalga geçmenin hem de bir acı çekişin yansıması olarak da düşünülebilirdi." Klasik İtalyan edebiyatının büyük ustası ...

Detayı İncele
Çağanozlar İndiğinde

Çağanozlar İndiğinde

Masadaki yazı makinasının etrafında duran renkli kâğıtlara ilişiyor gözüm. Ses çıkarmadan masaya uzanıyorum, kâğıtların üzerinde kısa kısa anlamsız cümleler: “Armut, kapanıyor, korkak.”, “Sessiz, yıka, çarkıfelek.”, “Ol, gece, git.” Çağanozlar İndiğinde, Deniz Karanfil’in Salyangozlar Sandalyeler Bulutlar’dan sonraki ikinci öykü kitabı. Karanfil’in öyküleri kendine özgü bir çizgide ilerliyor. Zamanı, olağanla olağandışını, iç dünyayla kargaşayı karşılaştırıyor. Bu kitabın, öykücülüğümüze son derece özgün ...

Detayı İncele
Sonra Sincaplar Geldi

Sonra Sincaplar Geldi

“Sincaplar birkaç gündür görünmüyor.” “Gelirler.” “Nereden biliyorsun?” “Buraya aitler çünkü. Nasıl ki sen bana ve buraya aitsin, aynı şey sincaplar için de geçerli.” Ayça Erkol, ikinci öykü kitabı ile yeniden okurların karşısında. Erkol, öykümüzün gittikçe varsıllaşan birikimi içerisinde özellikle kendine özgü görsel anlatımı, farklı anlamlara kapı aralayan katmanlı ve şaşırtıcı sahneleriyle öne çıkıyor. Yaşamımız bizim çok da bilinçle yön verdiğimiz bir zaman dilimi olmayabilir. Sonra Sincaplar Geldi, ...

Detayı İncele
Zamansız ve Mekansız Hikayeler

Zamansız ve Mekansız Hikayeler

Eğer ben geceyi sarmazsam zaman durur, türlü canlı zaman durduğu halde nefes almaya devam eder. Böyle olunca da nehirler boşa akar, bedenler acıkır ama can duymaz, hayvanlar telef olur, hakikatin nimetine muhtaç kullar bu güzelliklerden faydalanamaz! Bu yüzden sarmam gerek zamanı… Orhan Veli Alıcı, Anadolu kültürünü, Toros Dağları’nı ve çevresini, oradaki halkın eski, acı tarihini yakından bilen, neredeyse o tarihin içinden çıkıp gelmiş bir anlatıcı. Zamansız ve Mekânsız Hikâyeler’i okuyunca göreceksiniz; ...

Detayı İncele
Kayıp

Kayıp

"Hiç anlamıyor. Kaybolmuş ne demek? Koca adam nasıl kaybolsun? Hiç mi yol iz öğrenmemiş bunca zaman şehirde? Mümkünü yok, gelir mutlaka. Olmadı birilerine sorar yolu, bulur gelir. Umudu hep sıcacık göğsünde. Gelmiyor." Daha önce Kovulmadım Ben Ayrıldım adlı kitabını yayınladığımız Arzu Bahar, yeni öykülerini bir araya getirdiği Kayıp’la birlikte kendi öykü serüveni içinde önemli bir adım atıyor. Zengin konusu, duru Türkçesi ve insancıl yaklaşımıyla öykü gibi öykü okumak isteyenlerin dikkatine sunuyoruz.

Detayı İncele