Alakarga Sanat Yayınları

Roman

Gölgeler Kitabı

Gölgeler Kitabı

Hint edebiyatının özgün ve cüretkâr yazarlarından olan Namita Gokhale kısmen gerçekdışılığa kısmen de erotik romantizme uzanarak kadının varoluş mücadelesini edebi bir zeminde ele alıyor. Birbirinden ayrışabildiği gibi birbiri içinde çözünebilen anlatısıyla “Gölgeler Kitabı” modern edebiyatın yetkin bir örneğini sergiliyor. Bitiya, Delhi’de yaşayan genç bir öğretim görevlisidir. Güzelliği uğradığı bir asit saldırısıyla mahvolur. Derin bir yalnızlık içerisindeyken Himalayalar’ın eteklerindeki çocukluk evine ...

Detayı İncele
Ağrı

Ağrı

“Şalev okuyucuyu aile ve ilişki dinamiklerinin karmaşıklığı konusunda zorlu seçimlerden oluşan bir kasırga hikâyesine sürüklüyor.” -The Guardian “Hayatımızdaki karmaşık sebep ve sonuç dalgalanmaları üzerine bir meditasyon.” -Booklist “Terapötik bir arınmayla biten harika bir kitap.” - Amos Oz “Zamanımızın en yetenekli yazarlarından biri.” - Leïla Slimani 2019 JAN MICHALSKI ÖDÜLÜ On yıl önce uğradığı terör saldırısının izlerini ...

Detayı İncele
Tanrı’nın Karısı

Tanrı’nın Karısı

Tanrı’nın Karısı, tanrısallıkla dünyevilik arasında bir aşk hikâyesini konu ediniyor. Amanda Michalopoulou bu romanıyla okura güç, hükmetme, gerçeklik ve inanç konularına dair çarpıcı bir edebi manifesto sunuyor. İsimsiz bir kadın anlatıcı tarafından yazılan metin, inancın doğası üzerine felsefi bir inceleme olmasının yanı sıra kurgunun ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan özgün bir deneme. Fazlalıktan arındırılmış cümleleri ve kışkırtıcı konusuyla modern dünya edebiyatının ustaca yazılmış parlak bir ...

Detayı İncele
Sanki Babamın Romanı

Sanki Babamın Romanı

“Uçak yolculuklarında. Hep hayranlık duydu aşağıdaki manzaralara. Bulutların diline. İncecik uzayıp giden yollara. Silik fotoğraflara. Görünmeyenlere. Gizlenene. Çekip götürene... Önünde yapılacak pek çok işi varken. Bekleyenler varken. Cennetle cehennem varken.” Edebiyatımızın usta kalemlerinden Gültekin Emre’nin yeni kitabı Sanki Babamın Romanı, edebiyat okurunu mutlu edecek bir anlatı... Farklı coğrafyalara, insanın taşıdığı evrensel duygulara, kazalara, ölümlere, yolculuklara ve kentlere ...

Detayı İncele
1918 – Bir Hayalet Dolaşıyor

1918 – Bir Hayalet Dolaşıyor

Galip devletlerin, İngiliz Yüksek Komiserliği’nde düzenlenen önemli bir baloda buluştuğu günlerde Kadıköy sahiline parçalanmış bir ceset vurur. Gazeteler cesedi bu hale getirenin bir köpekbalığı olduğunu yazmaktadır. Devrimden kaçan Rusların mahallelerinde dolaşan bir hayalet olduğu söylentisi kulaktan kulağa yayılmaktadır. Diğer taraftan ağır şartlar altında çalışan tersane işçileri bir yandan da işgalcilere karşı bilenmektedir. Ferda ve Miette kaynayan şehirden yükselen her sese kulak kabartıyor. Şehirde bir ...

Detayı İncele
Salınımlar

Salınımlar

Mesut Barış Övün, son derece başarılı bir ilk romanla Alakarga’da. Salınımlar’ın anlatıcı kahramanı, bizi kendi gençlik yıllarına, bir yazlık kasabaya götürür. Gençliğinde bir yaz boyu, biraz da zorunlu olarak çalıştığı bir otele konuk eder. Toplumun değişik kesimleri, aşklar, ilişkiler, toplumsal ve siyasal konular… Tertemiz bir Türkçeyle yazılmış, etkileyici bir roman, Salınımlar. “Yani insanlar öldürülmez sadece,” diye açıklamaya girişti, “Düşünceler de ölür böylece. Belli bir düşünceyi benimseyen ...

Detayı İncele
Böyle Şeyler Hep Gece Olur

Böyle Şeyler Hep Gece Olur

“Mutlu olmak başka, umutlu olmak başka şeydir. Demem o ki, kadınlarda gördüğüm o umut dolu halden ötürü, onlara hiç âşık olamadım. Kimisinden hoşlandım, kimisine alıştımsa da, kendimi unuturcasına, bir uçurumdan düşercesine düşmedim, bir ırmağın akışına kapılırcasına kapılmadım hiçbirisine. Yani, kapılmamıştım. Ta ki, ona dek.” Türk Edebiyatı'nın genç kuşaklarının dikkat çeken isimlerinden Gözde Kurt, yeni romanıyla Alakarga’da. Böyle Şeyler Hep Gece Olur, yaşamını yoluna koymuş, bir anlamda “işi ...

Detayı İncele
Aydınlanma Çağı

Aydınlanma Çağı

Alejo Carpentier’in en güçlü romanlarından birini yayınlıyoruz. Aydınlanma Çağı, Fransız Devrimi’nin Karayipler’deki etkilerini konu alan bir metin. Ama yalnızca bir roman sayılmaz; tarihsel, şiirsel, felsefi bir deneme. Politik çekişmelerin yanında insan hırslarının ve dünyanın altüst oluşunun olağanüstü bir üslupla ele alınışı... “Sokaklarda nesneler dönüyordu. Bazısı çanların üzerinde uçuşuyordu. Gökten kiriş kalasları, dükkân tabelaları, çatılar, camlar, kırık ağaç dalları, sokak lambaları, ...

Detayı İncele
Belki de

Belki de

"Yirmi yıl kadar önce tanıştığım bir adamın, İlhami'nin öyküsünü anlatıyorum. Kaçınılmaz eksikleri tamamlayıp boşlukları dolduruyorum. Bu yolla gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi bulandırıyorum. Bu yazdıklarımı okurken -okuyan olursa- tanıdığım ya da tanımadığım kişilerin ya da İlhami'yi tanıyan ya da tanımayan kişilerin, bir şekilde bu olaylar zincirinin benim anlattığım sırada geçmiş olduğunu, benim sadece bunu kurgulamakla yetindiğimi düşünecekler. Doğrudur da." Münir Göle, Tanıdık Bir Yüz'den yıllar ...

Detayı İncele
1918 – Ah Dehşet Dehşet Dehşet!

1918 – Ah Dehşet Dehşet Dehşet!

Ferda belki de her insan gibi, yaşadığı asrın bir fırtınalar asrı olacağına, olması gerektiğine yürekten inanıyordu. Ömrü ölülerini gömmekle geçen bu bedbaht insanlara baktı, yüreği onu heyecanlandıran bir kederle bir kez daha çarptı. Şehir daha ne kadar azapla, kaç şeytanla sınanacaktı? Tiyatroyu bir saplantı haline getiren Rüçhan, öğrencisi olduğu Tıbbiye’nin yüksek tavanlarından birine asılmış olarak bulunur. Serkomiser Reşat bu alelade intihar vakasıyla oyalanmak için bir sebep göremez. Fakat yüksekçe ...

Detayı İncele