Alakarga Yayınevi yenilenen web sitesi ile artık yayında...

Türk Edebiyatı

Bir Kış Gecesi Misafiri

Bir Kış Gecesi Misafiri

"Yeryüzü dediğimiz kaypak yerden ışık bir anda çekiliverse... güneş elini, ay eteğini çekiverse... dev bir örtü açsak gökyüzünün tam altına ve düşen yıldızları toplasak tek tek... geriye kalan şey karanlık değil, çırılçıplak soyunmuş, artık ışıktan korkmadığı için hiçbir şeyi saklamaya gerek görmeyen insan doğası olurdu..." Genç öykücülüğümüzün dikkat çekici isimlerinden Ayça Erkol, bu kez “Bir Kış Gecesi Misafiri” ile geliyor. Öyküsünü her yeni kitabıyla olgunlaştıran, çağımızın insani sorunlarının yanı ...

Detayı İncele
1918 – Ah Dehşet Dehşet Dehşet!

1918 – Ah Dehşet Dehşet Dehşet!

Ferda belki de her insan gibi, yaşadığı asrın bir fırtınalar asrı olacağına, olması gerektiğine yürekten inanıyordu. Ömrü ölülerini gömmekle geçen bu bedbaht insanlara baktı, yüreği onu heyecanlandıran bir kederle bir kez daha çarptı. Şehir daha ne kadar azapla, kaç şeytanla sınanacaktı? Tiyatroyu bir saplantı haline getiren Rüçhan, öğrencisi olduğu Tıbbiye’nin yüksek tavanlarından birine asılmış olarak bulunur. Serkomiser Reşat bu alelade intihar vakasıyla oyalanmak için bir sebep göremez. Fakat yüksekçe ...

Detayı İncele
1918 – Kalbim Kimsesiz Yurdum

1918 – Kalbim Kimsesiz Yurdum

Suat Duman’ın uzun soluklu polisiye serisini yayınlamaya başlıyoruz. Birinci Dünya Savaşı sona ermiş, dünya yeni bir kaosun eşiğine gelmiştir. Fransa’da gördüğü eğitimini yarıda kesen Ferda, gazeteci arkadaşı Miette’le birlikte Doğu Ekspresi’ne atlar ve işgal donanmalarının boğazı geçtiği gün İstanbul’a gelir. Bir yandan uluslararası bir suçlunun izini süren Ferda ve Miette bir yandan da akılcı yöntemleri sayesinde tüm suçluların korkulu rüyası haline gelecektir. Elinizden bırakamayacağınız, meftunu ...

Detayı İncele
Bir Başka Alem

Bir Başka Alem

Orhan Veli Alıcı'nın yeni çalışması Bir Başka Âlem, bir gelecek öngörüsü içeriyor... İnfinitum Gezegeni'nde yaşamakta olan öğretmen Matiz, son öğrencilerine, son derslerini verecektir... Bu uzun konuşma, gezegenimizi yaşanılır kılan çevrenin yok edilmesiyle ilgili nasıl yaşamsal bir yanlışa düşüldüğünü ve hem çevresel hem de düşünsel kaynakların nasıl acımasızca -ve amaçsızca- yok edildiğini gözler önüne serecektir. Peki, bu yokoluş'tan kurtuluş var mıdır?

Detayı İncele
Tutunamayanlar Üzerine Yedi Ders

Tutunamayanlar Üzerine Yedi Ders

Alaysama, bir anlamda okurda bir farkındalık oluşturma uğraşıdır. Yazar, deneysel yaklaşımlarla, dil oyunlarıyla, alaysama durumunu işaretler, böylelikle okurunu söylemi tersinden anlamaya da yönlendirmiş olur. Bu şekilde kurulan alaysama diliyle düşünsel saldırıya da rahatlıkla geçilebilir. Alaysama anlatımıyla dikkat çeken Tutunamayanlar, roman denilen klasik türün bütün öğelerini sarsmayı hedefler, sadece roman türünü değil, yazmayı besleyen her olguyu, her durumu. İlk kitabı Türler Arası En Güzel ...

Detayı İncele
Kısa Kısas Kıssası

Kısa Kısas Kıssası

"Hayvan mezarlığına gömülmeyi yeğlerdim kesinkes. Hulusi’ye sırlanmak tabiî ilk tercihim olurdu. Bizim gibilerin yeri, sonra, orasıdır."

Detayı İncele
Yazmalı Defter

Yazmalı Defter

"Yazmak, dünyanın sırlarını keşfetme dürtüsünden kaynaklanabilir. Bildiniz gibi, insanlık bu işe bütün ömrünü adamıştır; gezip dolaşmak, keşfedip ele geçirmek, sonra da başka bir yeri yine ele geçirmek. Dünyanın keşfedilecek sırrı mı kaldı, demeyin. Bütün bu olup bitenlere rağmen dünyamız hâlâ sırlarla doludur. Gerçi bana kalırsa, bu kadar keşif yeter; insanın artık durup boş ve sessiz manzarayı izlemesi yeğdir. Gerçekten, kimi zaman artık bildiklerimizin, gelip bizi keşfetmeleri gerektiğini düşündüğüm olur."

Detayı İncele
Çağanozlar İndiğinde

Çağanozlar İndiğinde

Masadaki yazı makinasının etrafında duran renkli kâğıtlara ilişiyor gözüm. Ses çıkarmadan masaya uzanıyorum, kâğıtların üzerinde kısa kısa anlamsız cümleler: “Armut, kapanıyor, korkak.”, “Sessiz, yıka, çarkıfelek.”, “Ol, gece, git.” Çağanozlar İndiğinde, Deniz Karanfil’in Salyangozlar Sandalyeler Bulutlar’dan sonraki ikinci öykü kitabı. Karanfil’in öyküleri kendine özgü bir çizgide ilerliyor. Zamanı, olağanla olağandışını, iç dünyayla kargaşayı karşılaştırıyor. Bu kitabın, öykücülüğümüze son derece özgün ...

Detayı İncele
Sonra Sincaplar Geldi

Sonra Sincaplar Geldi

“Sincaplar birkaç gündür görünmüyor.” “Gelirler.” “Nereden biliyorsun?” “Buraya aitler çünkü. Nasıl ki sen bana ve buraya aitsin, aynı şey sincaplar için de geçerli.” Ayça Erkol, ikinci öykü kitabı ile yeniden okurların karşısında. Erkol, öykümüzün gittikçe varsıllaşan birikimi içerisinde özellikle kendine özgü görsel anlatımı, farklı anlamlara kapı aralayan katmanlı ve şaşırtıcı sahneleriyle öne çıkıyor. Yaşamımız bizim çok da bilinçle yön verdiğimiz bir zaman dilimi olmayabilir. Sonra Sincaplar Geldi, ...

Detayı İncele
Zamansız ve Mekansız Hikayeler

Zamansız ve Mekansız Hikayeler

Eğer ben geceyi sarmazsam zaman durur, türlü canlı zaman durduğu halde nefes almaya devam eder. Böyle olunca da nehirler boşa akar, bedenler acıkır ama can duymaz, hayvanlar telef olur, hakikatin nimetine muhtaç kullar bu güzelliklerden faydalanamaz! Bu yüzden sarmam gerek zamanı… Orhan Veli Alıcı, Anadolu kültürünü, Toros Dağları’nı ve çevresini, oradaki halkın eski, acı tarihini yakından bilen, neredeyse o tarihin içinden çıkıp gelmiş bir anlatıcı. Zamansız ve Mekânsız Hikâyeler’i okuyunca göreceksiniz; ...

Detayı İncele